Kıl değişimi ile ilgili bilmeniz gerekenler.

topuk3 Meslek hayatımda karşılaştığım soruların başında geliyor, “ne sıklıkla kıl değiştirmem gerekiyor?” sorusu.  Emin olun bu soruyu sadece sizler değil dünyanın bir çok ülkesinden müzisyenler de soruyor, ve evrene bu konuyla ilgili her gün yüzlerce cümle yayılıyor.

 Peki Karma felsefesini bi kenara bırakırsak, gerçekten de kılların ömrü nedir? Ne sıklıkta değişmesi gerekir? Değişmesi gerektiğini nasıl anlarız? Bu konuda bildiklerimi kısaca ve herkesin anlayabileceği bir dille buraya aktarmaya çalışacağım.

 Bildiğiniz gibi bir yaylı çalgıdan ses alabilmek için birçok bileşene ihtiyaç var. Sese etkisi düşünüldüğünde tel, kıl ve reçinenin bu bileşenlerden en önemlileri olduğunu söylemek pek de yanlış olmaz. Kılın nitelikleri ayrı bir konu ve başka bir yazıda bu konuyu ele alacağım.

 Fakat ister en iyisini kullanalım ister sıradan bir kıl, -her organik yapıda olduğu gibi- yaylarımızda kullanılan at kıllarının da bir ömrü var. Aslında bu ömür az-çok belli ama kullanım şartlarınıza dikkat ederseniz kılın ömrünü biraz daha uzatmak da sizin elinizde.

 Kılın ömrünü tanımlarken “az-çok belli” diye muğlak bir tanım kullanıyorum çünkü bu, sizin yayı ne sıklıkla kullandığınızla ilgili olduğu gibi  (yani günde kaç saat çalıştığınızla) esere göre de değişebilmekte (eserin niteliği ve çalış biçiminizle ).

 Her ne kadar 10 yıl boyunca kıl değiştirmeden çalan müzisyenlerle (!) karşılaşmış olsam da, günde 3-4 saatinizi çalgınızla geçiriyorsanız yayınızdaki kılların verimi 2 ay sonra azalmaya başlar. Bu aşamadan sonra kıllardan verim almak için muhtemelen daha fazla reçine sürmeye başlarsınız ve bu durum sizi bir müddet daha idare eder. Yaklaşık 4 ay sonra ise daha da fazla reçine sürmeye ihtiyaç duyarsınız. Aslında kılları değiştirmeniz gerekmektedir artık. Tabii ki kıl değiştirmenin bir maliyeti var ve bunu da düşünmek durumundasınız. Benim tavsiyem yılda en az iki defa (6 ayda bir) kıl değiştirmeniz yönünde olacaktır.

 Bazen hava şartlarına ya da yanlış kullanıma bağlı olarak, bu süre dolmadan da kılların değişmesi gerekebilir. Örneğin; nemli havalarda kıllar uzar. Kıllar uzunken yayı gerdiğinizde topuğun düğmeye olan uzaklığı değişir ve bu yayın dengesini etkiler. Böyle bir durumda bazen tek çözüm kılları değiştirmektir.

 Müzisyen olarak sizin dikkat etmeniz gereken ise, yayınızı kutunuza koymadan önce muhakkak kılları gevşetmeniz olmalıdır. Genellikle kıları gevşettiğinizi düşünürsünüz ama az da olsa gergin bırakırsınız. Kıllar o gerginliğe alışır ve biraz uzar. Ertesi gün biraz daha ve sonra biraz daha… Bunu 2 ay boyunca hergün yaptığınızda kıllar hayal edemeyeceğiniz kadar (belki de başınıza geldi ve hayal edebiliyorsunuz) uzayacaktır ki bu durum zamanla yayın çubuğuna da zarar verecektir. Kılları gevşettiğinizi kontrol etmenin en basit yolu deri ve topuk mesafesine bakmak olacaktır.

Resim 1: Kıllar gerginken

Resim 1: Kıllar gerginken
photo 2
Resim 2: Kıllar gevşekken

 

 Kılları tamamen gevşek olarak kutunuza koymak için topuğun deriye yapıştığından emin olmalısınız (Resim 2). Bunu her defasında kontrol ederseniz hem kılların hem de yayınızın ömrünü kısaltmamış olursunuz.

 Yazının başında da belirttiğim gibi, yayını yıllarca kıl değiştirmeden kullanan müzisyenler yok değil ve ben onların ne çaldığını (çalmadığını) bilemiyorum. Burada ekonomik koşulları da göz önünde bulundurarak bir ideal tanımlamaya çalıştım. Yoksa her bir detay aslında yaptığınız müzikten ne beklediğinizle ilgili…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *