Andy Lim ile “doğru yay seçimi” hakkında söyleşi

Yaylı çalgıcılar bilir, yay seçmek, doğru yaya sahip olmak gerçek bir tecrübe gerektirir ve akılda hep “acaba daha iyisini bulabilir miyim” diye bir soru kalır. Aslında tam olarak “en iyi yay ya başkasının yayıdır ya da ulaşamayacağınız bi yaydır”.

Geçtiğimiz sene tam da bu konudaki tecrübelerini müzisyenlerle paylaşmak üzere önemli bir isim, Müzisyen, Koleksiyoncu ve Yayınevi  sahibi Andy Lim İzmir’deydi.   Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nın davetlisi olarak İzmir’e gelen ve müzisyenler ve çalgı yapımcılarla buluşan Lim yaylı çalgıcılara yay seçerken nelere dikkat etmeleri gerektiğini beraberinde getirdiği birbirinden değerli yaylarla uygulamalı olarak anlattı. Andy ile bir de söyleşi gerçekleştirdik.

Andy, İzmir’e yaylar hakkında bi seminer vermek için geldin ve bizlerle dikkat çekici bilgiler paylaştın. Bu ilgin nasıl başladı?

Aslında babam da bir çelist olduğundan çelloya başladığım 7 yaşımdan beri yaylar ve çalgılarla ilgiliyim. Fakat asıl hikaye kız kardeşimin bi gün yayımın üstüne kazara oturup kırmasıyla başladı. O dönem 3/4 bir yay ile çalıyordum ve bu kaza benim 4/4 (tam boy) yaya geçmem için bi vesile oldu çünkü evde başka 3/4 yay yoktu. Uzun süre çalışmalarımı eski bir Alman yay ile yaptım ve daha sonra Amsterdam Filarmoni Orkestrasının solo çelisti John Boyce’dan bir Fransız yay satın aldım. (Boyce bu yayın bir Fetique olduğunu düşünüyordu fakat sonra bu yayın bir Charles Nicolas Bazin olduğu ortaya çıktı)

Bir müddet sonra ise çevremdeki arkadaşlarımın ve tanışabildiğim müzisyenlerin yaylarını denemeye başladım. O kadar çok sayıda yay denedim ki hayal bile edemezsiniz. Bu ilgilimi gören başkaları da yay almadan önce benden profesyonel yardım istemeye başladı.

Peki ya koleksiyonculuk?

Babam da bir çellocu olduğu için emekli olduğunda ondan pekçok yayı miras aldım, (gülüşmeler) öncesinde kendim de biçok yay edinmeye başlamıştım ve satın almaya devam ettim.

Ancak Bernard Millant (Fransız yay yapımcısı ve eksper) diyor ki; “aslında bir yaylı çalgıcının biri sürekli kullandığı diğeri yedek olmak üzere 2 yaya sahip olması yeterli, eğer 3. bir yayı varsa o bir koleksiyoncudur.

Sadece yaylar mı ilgini çekiyor, çalgı da topluyormusun?

Koen Padding veNicolas Gilles tarafından benim için yapılan birkaç çalgım var. Kemancı ve viyolacı olan üç amcam var ve onların çalgıları…

Bize anlatabilir misin, bir yay nasıl seçilir, nelere dikkat edilir?

Bunu anlatmak ve yazıya dökmek oldukça zor aslında çünkü yay çalarak denenir. Ama temelde şöyle tanımlayabilirim; bir yayın iterek ve çekerek çalarken dengesi, bu iki hareket arasında yayın tonunda bir denge olmalı.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta yayın zıplaması. Müzisyenler genelde bir yay denerken kendi yaylarında alışkın oldukları bölgede ararlar bu hareketi, ama her yay kendine has bir noktada zıplayabilir. Benim önerim bir yay denerken bu bölgeyi aramaları ve bulmaları.

Çeşitli ülkelerde sergiler düzenliyorsun ve gözlemlerin oluyor, Müzisyenler/öğrenciler yay seçerken ne tür hatalar yapıyor sence?

Çoğunlukla müzisyenler altın topuklu yayların en iyi olduklarını düşünürler çünkü altın yaylar pahalıdır ve genelde en pahalısı en iyisidir görüşü hakimdir. Bunun doğrusu aslında “en iyisi en pahalıdır”.

Workshop’ta yaylarla ilgli şöyle bir soru sordum; “Ton mu yoksa İşlevsellik mi” ve çoğunluk hemen “ton” diye cevapladı.

Müzisyenlerin çaldığı yaylar değiştirilerek görüşleri sorulsa sonuç her zaman farklı olacaktır. Deneyimlerime göre, bugün bir yayı çok beğendiğini söyleyen ve onunla çalan müzisyen bir başka gün daha önce denediği ama beğenmediği başka bir yayı beğenebiliyor.

Benim için önemli olan ise pürüzsüzlüğü ve rahatlığı; aynı zamanda titremesi ve çalarken güven vermesi de önemli. Tabii ki tonu da çirkin olmamalı. (Fakat kıllar da bazen ton için etken olabilir.)

Genel olarak gördüğüm hatalar ise

En büyük hata… Sadece öğrenciler değil pek çok profesyonel müzisyen bile aslında çok uygun bir yayı çalıp, kendilerine yayı tanıma fırsatı vermeden karar veriyorlar. Aslında biraz da kendilerine güvenmediklerinden düştükleri bir hata bu.

İkincisi bir yay denerken her zaman hâlihazırda çaldıkları yay ile bir karşılaştırma yapıyorlar. Bu da aslında adil değil çünkü eski yay kötü olsa bile zaten fazla tanıdıktır. Bir ilişkide birinin sürekli ötekini eski ilişkisiyle kıyaslaması gibi düşünün,  yani hiç şansı yoktur.

Bir başkası, iyi bir fırsatı ayırt edememe tehlikesidir ki kendi fikirlerine güvenememekten birdaha birdaha deneyerek kafa karışıklığına neden olmaktan kaynaklanır.

 İyi bir yay bulmak kötü yayları bilmekle mümkün olur.  Hiçbir şey satın almamaya karar vermek, hata yapmamaya karar vermekten daha güvenli hissettirir. Genellikle bir yay müzikal nedenlerle değil psikolojik nedenlerle satın alınır veya alınmaz. En tehlikelisi pek çok müzisyen kendi güvensizliklerinin veya diğerlerinin baskısının kurbanı olur.

Bugün koleksiyonunda kaç adet yay buluyor? Değerleri nedir?

Buna cevap vermem ve yayınlanması kesinlikle doğru olmaz Ufuk, kusura bakma.

Andy Lim ile
Andy Lim ile

Bir yayın değerini belirleyen şeyler nelerdir? Nasıl oluyor da iki modern yayın fiyatı arasında binlerce Euro fark oluyor.

Aslında çalım kalitesi parasal değerini belirlemede o kadar etkili değildir. Çalım kalitesi düşük bir yayın fiyatı oldukça pahalı olabiliyor. Bir modern yayın fiyatını yapımcının ünü, aldığı uluslararası ödüller gibi kriterler belirliyor.

Tabii ki antik yaylara ve yapımcılarına, tıpkı resim piyasasındaki gibi, bir rağbet var ve fiyatları her geçen gün artıyor. Böyle yayları düşündüğünüzde iki yay arasındaki fiyat farkı sadece binlerce Euro değil, on binler hatta yüzbinlerce Eoru’yu bulabiliyor.

Karbon çalgılar ve Yaylar dünya piyasalarına girmeye başladı. Bu tür çalgıları siz de nasıl bir gelecek bekliyor.

Karbon çalgılarla bir deneyimim olmadı ama yayları deneme imkânım oluyor. Ahşap çalgılarla kıyasladığınızda bazen karbonların da iyi sonuç verdiğini görebilirsiniz. Fakat bence Klasik Müzik 16. yy’den beri ağaç ve atkılı gibi tamamen doğal malzemelerden yapılmış aletler için bestelendi ve gelişti.

Tüm üstünlükleri ve zayıflıklarıyla ahşap çalgılar tıpkı insanlar gibidir, anlamak için çaba sarf etmek gerekir. Eğer doğru bir yay ise sentetik malzemelerden yapılan ve karakteri olmayan yaylardan her zaman daha tatminkârdır.

Öte yandan gençlerin ve küçük öğrencilerin dikkatsizliklerini düşünürsek dayanıklılıkları ile karbon çalgılar tercih edilebilir. Benim de ilk yayımın kazara kırıldığını söylemiştim.

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *